Gökbilimciler, dev yıldızın patlamasını evde da saniye saniye izledi. Mart ayında Çin’in Einstein Probe uzay teleskobunun anlık X ışını parlaması tespit edildi ve bu an, çöken yıldızın çekirdeğindeki patlamadan gelen güçlü şok dalgasının yüzeyini yarıp geçmesiyle oluştu. O anı izleyebilen ilk astronomlar, “şok kırılması” diye adlandırılan olgunun süpernovada her zaman meydana geldiğini, ancak çok kısa sürmesi sebebiyle tespit edilmesinin çok zor olduğunu belirtti.
Şok dalgası, yıldızın dış katmanlarını ve çevresindeki maddeleri yarıp geçerken, X ışınlarında tespit edilen sinyal üzerinde iz bırakır. Bu X ışınlarını kullanarak çökmekte olan yıldıza dair eşsiz bir bakış elde edilebiliyor. Gökbilimciler, yıldızın Güneş’in arkasında kaldığı anlardan itibaren yaklaşık üç ay boyunca gözlemlerini sürdürdü. Chandra X‑ışını Gözlemevi ve birçok yer tabanlı teleskop da bu sürece dahil oldu.
Araştırmanın başyazarı olan Pittsburgh Üniversitesi’nden Brendan O’Connor, bu sürecin eşzamanlı olarak yakalanmasının tesadüf olduğunu söyledi. Öte yandan Maryland Üniversitesi’nde görevli NASA Einstein araştırmacısı Jillian Rastinejad, şok dalgasının radar gibi işlediğini, “yüzey katmanlarını ve çevresindeki maddeleri yarıp geçerken X ışınlarında iz bıraktığını” belirtti.
Dünya’ya yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galakside bulunan bu yıldız, patlamadan önce Güneş’ten 30kat daha büyük bir kütleye sahipti. Rastinejad, “Bu yıldız Betelgeuse’den bile büyük” diyerek, Samanyolu Galaksisi’nde 500-600 ışık yılı uzaklıkta olduğu düşünülen dev yıldıza atıfta bulundu. Patlamanın ardından yoğun kütleli bir kara delik kaldığı değerlendiriliyor.
Yıldız, güçlü yıldız rüzgarları sayesinde hidrojen ve helyumdan oluşan dış katmanlarını savurmuş nadir bir Wolf-Rayet yıldızıydı. Patlama, geniş çizgili Tip Ic süpernova olarak sınıflandırıldı ve maddenin ışık hızının %10’undan daha hızlı savrulduğu kaydedildi. Gama ışını patlaması tespit edilmedi; bu, gözlemlenen ilk gamma ışını patlaması olmayan süpernova.
Bu bulgunun, en devasa yıldızların önderlerinin öngördüğünden farklı yollarla öldüğünü gösterdiği belirtiliyor. Rastinejad, “Bu uç süpernovalar, astrofizikçiler için Dünya’da yeniden oluşturulamayacak ekstrem koşullarda fizik yasalarını inceleme fırsatı sunan laboratuvar” dedi.
Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber