Pazartesi, 05 Ekim 2026

Tahvil piyasası uyarıyor: Faiz artışı kapıya mı dayandı?

3 dk okuma 0 yorum

Dünya büyük ekonomilerinin borçlanma senetlerinde ortaya çıkan esrarengiz satış dalgası, uzun süredir beklenen faiz artışı kabusunu piyasaların merkezine geri getirdi. Enerji krizinin yol açtığı enflasyon kaygıları ve merkez bankalarından gelen sert şahin sinyallerle birleşen bu hareket, tahvil fiyatlarını hızla çökertirken getirileri kıtalararası bir rekor zincirini tetikledi. ABD ile İran arasındaki çatışmaların ardından Brent petrolün 92 dolara dayanması, faiz indirim senaryolarını tek seferde tersine çevirerek yeni bir parasal sıkılaşma döneminin kapısını araladı. Orta Doğu’daki Hürmüz Boğazı geriliminin tetiklediği enerji maliyetlerindeki ani sıçrama, uluslararası fon yöneticilerini panik satışlarına yöneltti.

Commerzbank Faiz ve Kredi Araştırmaları Başkanı Christoph Rieger, “satış dalgasının derinleştiği” uyarısında bulunduğu tabloda küresel devlet tahvillerinin tarihi zirvelere ulaşmaya başladığını gösterdi. ABD’de 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 4,79 % seviyesine tırmanırken 30 yıllık getiri 19 yılın zirvesine çıktı. İngiltere’de 10 yıllık tahvil getirisi 5,234 % ile 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeyi test ederken, 30 yıllık vadede 1998 rekoru tazelendi. Almanya’da 10 yıllık Alman Bund getirisi 3,339 % bandına çıkarak 2011’den bu yana görülmemiş bir sıçrama kaydetti. Japonya’da 10 yıllık tahvil getirisi 3 % eşiğini aşarak son 30 yılın zirvesine yerleşti.

Jackson Hole toplantısında Fed Başkanı Kevin Warsh’un enflasyon vurgusu, para politikasına dair tüm dengeleri sarstı. Bu açıklamaların öncesinde yaklaşık üçte bir seviyesinde olan Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırma ihtimali, vadeli piyasalarda hızla yüzde 67,5 düzeyine fırladı. KBC Bank analistleri, enerji baskısı, şahinleşen para politikaları ve tırmanan mali risk primlerinin bu yükselişe sebep olduğunu teyit etti. Tahvil getirilerinin dizginlenemez yükselişi, Washington bütçesi için derin bir finansman krizine işaret ediyor. ABD Hazinesi, uzun vadeli borçlanma maliyetlerini düşürmek için tahvil geri alımlarını genişletmeyi planlasa da faizlerin tırmanışı bu çabayı baltalıyor. Eylül’de açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri, Fed, ECB ve BoJ’in faiz silahını yeniden çekme riskini belirleyecek; piyasa çevreleri, tek bir kararın değil, küresel faiz rejiminin yıllar sonra baştan aşağı yeniden şekillendiğini vurguluyor.

A

admin, Balıkesir Haber - Balıkesir Son Dakikika Haberleri haber merkezinde görev yapan muhabir. Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeleri takip ederek okuyucuya aktarıyor.

admin yazarının 979 haberi →

Yorum Yap

deneme bonusu