B.D. isimli genç kadın, evlilik birliğinin temelini sarsan sürekli psikolojik ve sözel şiddet, ter kokusu ve duş almama iddialarıyla kocası S.D.’ye karşı boşanma davası açtı. Olay, İstanbul’da yaşayan çiftin ortak konutunda meydana geldi. Kadın, kocanın yedek anahtarını aileyle paylaştığını, sık sık gizlice eve girip tadilat yaptığını iddia etti. Koca ise bu tüm iddiaların asılsız olduğunu, evlilik birliğinin devamına önem verdiğini ve eşini sevdiğini savundu.
Aile Mahkemesi, kocanın kişisel temizliğine dikkat etmediğini, kadınla yeterince iletişim kurmadığını, evden kovduğunu ve tam kusurlu olduğunu gerekçelendirdi. Kararda, 3 bin TL aylık iştirak nafakası, 20 bin TL maddi ve 20 bin TL manevi tazminat verildi. Kadın bu kararı istinafa taşıdı ve Bölge Adliye Mahkemesi taleplerini reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocanın uyarılara rağmen temizlikten kaçındığını ve sürekli ter koktuğunu belirtti. Bu nedenle, mahkeme kararı bozuldu ve yeniden yapılan yargılamada Aile Mahkemesi 180 bin TL maddi ve 180 bin TL manevi tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti. Yargıtay, delillerin takdirinde isabetsizlik olmadığını kabul ederek kararını onadı.
Söz konusu karar, ter kokan kocanın maddi sorumluluğunu artırırken, ev içindeki hijyen ve evlilik dinamikleri üzerine tartışmalara yol açtı. “Bu kadar yüksek tazminat, gerçekten de adalet mi yoksa iddiaların ciddiyetine mi dayanıyor?” diye soruyoruz. Kocanın ter kokusunun ne kadar rahatsız edici olduğu ve evlilikteki iletişimsizlik sorunlarının yasal sonuçları, çok sayıda sosyal medya yorumunda gündeme geldi.
Gelişmeler devam ediyor; mahkeme kararının onaylanıp onaylanmayacağı, kocanın yaptırımları yerine getireceği ve aile içi dinamiklerin nasıl değişeceği merak konusu. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber